27 Ağustos 2023 Pazar

"Soytarılar, Dolandırıcılar, Yaygaracılar: Yeni Sol Düşünürleri": Roger...

Düzeltme

 Değerli Yazarımız İbrahim Şimşek'ten bir düzeltme

Değerli okuyucularımız , hepinizden özür dileyerek bir duzeltme yapmak istiyorum,yazılarımda surekli vurguladığım Karacanın abisi Khirk han'ı ,düzeltme ihtiyacı duyulmuştur. Tekrardan yapmıs oldugum kontrolde , Usame Bin Munkid 1095/1188. Karaca'nın abisi olarak belirttiğim bolumler , Karaca'nın oglu olarak okunmalıdır. Anlayışınız için teşekkürler.



23 Ağustos 2023 Çarşamba

Şeref Han - Şerefname Kurtların Tarihi

 İbrahim Şimşek'in yeni yazısı


Şeref Han'ın Şerefname'sinde bahsedilen Ekrad toplulukları hakkında ki bilgiler, Oğuz Han'ın Büğdüz boyuna ait olduklarını belirtir. Bahsetmiş olduğu Dahhak ,Demirci Kawa efsanesi tamamen Ergenekon destanı'nın bir versiyonudur. Kurt toplulukları hakkında anlattığı olaylar , Oğuz Han'ın Büğdüz boyundan olan Kurmanç, Lor ,Kelhur ,Goran Sayfa 20 . Mevlana Taceddin in kürt olduğu yazılan Şerefnamedeki çeviri hatalıdır. Mevlananın kökeni hakkında iki görüş mevcuttur.

 

 Birincisi Moğol , ikincisi Tacik. Şeref Hanın Şerefnamede ki orjinalinde ne yazdığı konusu araştırılmalıdır. Moğolistan da sergilenen Müzedeki Cengiz Han'a ait olan kılıcın kabzası sarı kırmızı ve yeşil renklerdedir. Tacikistan , Gürcistan bölgesinde yaşayan , asil zadelerin unvanları crac karak olarak geçer. Hisn Al Crak veya Karak kalesinin ismide buradan gelir. Bu durumda Mevlana Taceddin in bağlı bulunduğu aşiret Crac veya karak olmalıdır, Crac veya Karak yazan yeri kürt diye yazamayız. Bunu örneklendirmemiz gerekmektedir, Hısnul Al Crac veya Karak Kalesini , kürtlerin kalesi diye çeviremeyiz Sayfa 23.

 

Oğuz Han'ın Büğdüz boyundan kürt adında bir kişi vardı.

 


Ak Sungurun torunu ,Atabek Zenginin oğlu ,Karaca Hanın abisi Khirk Han'dan bahsetmektedir. Khirk Han orjinalinde nasıl yazılmıştır ayrıca bakılmalıdır. Yabancı seyyahlar 16 yy da kürt yerine Kiourd'an bahseder,kiourd ( kiurd ) Türkçe'deki Kurt anlamında olduğunu unutmamamız gerekmektedir.

 

M.Edip çağlar yayınlamış olduğu makalesinde Tacul Arus ta kürtler : bir bölüme değinir ve buna Zazaların itiraz ettiğini ,orada kürt değil kerd yazdığını bildirir. M.Edip çağlar Tacul Arus tan makalesinde devam eder. Ez Zebidi 17 yy tarihçisinin Acem,Tatar veya kürtlerin,Türklerin kafirlerinden olduklarını dediğini bildirir. Burada bizim karşımıza kürt yada kerd'den ayrı Atabek Zenginin oğlu ,Karaca Han'ın abisi Khirk han'ın aşiretleri çıkmaktadır. Devam edecek.

18 Ağustos 2023 Cuma

Ulus Olmak Kolay Mı?

 


İbrahim Şimşek Kürtçü sözde tarihçiliğine yine güçlü bir reddiye ile geliyor…

Bugüne kadar kürtlere dair birçok kitaplar ,makaleler, şiirler vs yazıldı çiz
ildi. Yazılanlar ve söylencelerin hiç birisi doyurucu bir gerçeklikle bağdaştırılamadı ve özellikle ortaya atılan iddialar içerisinde ,kürtlerin aslında Tanrılar olduğu.( ilk alti ay önemini buradan da anlamaktayız.)

Bir diğer iddia ise, Hısn el ekrad kalesi.

Bu iddia gerçekten çok ciddi bir iddiadır ve ciddiye kesinlikle alınmaması gerekmektedir, bunun da nedeni tarihte Hısn el ekrad yada akrad diye bir kalenin olmamasıdır. Bahsedilen kalenin ismi crak ,yada karak dır. Mercure galant yayınlamış oldugu bir seyahatnamede , kerad kelimesinden bahseder, Belgenin yazdığına göre Keldanilerin incilinde ki havariler bölümünde kerad kelimesi , iskitli kaçaklar için yazılmış bir kelimedir. Biz bu gün bu insanlara curd diyoruz der. Bu bilgi bize curd kürt kelimesinin anlamı açısından bilgi versede, aradığımız kaçaklar değildir.

Fransa Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Resmi Gazetesinde yayınlanan kürdes ,öküz ve koyunları satın aldık ,ihtiyaç sahiplerine dağıttık kaydı , bize Kürdes yada Kürd kelimesinin insanlar için kullanılmadığını göstermektedir, bu bilgide önemli ancak aradığımız sonuç değildir. Günümüzde bir anda cardulara kürt denilmesi tabiki , Tanrıların kürt olması gibi saçma bir iddiadır, bir milletin varlığı sürekliliğidir. Sürekliliği olmayan bir halk olamaz. Bir milletin tanımını da doğru yapmamız gerekmektedir.

Kendine has bir dili olmak zorundadır.

Kendine has toprak bütünlüğü olmak zorundadır.

Kendine has kültürü olmak zorundadır.

                        kürtçe ( kaçakca )

Bu  konuda ilk çalışmayı yapan İtalyan misyoner papaz , DAL P. MAURİZİO GARZONİ dir . Bu konuda havlu atmış ve eklemiştir, bunlar da zaman çekimi yok , geçmiş zaman, gelecek zaman vs.

Şeref Han Şerefname'sinde ekrad taifeleri veya Gurmançilerin konuştukları dili açıklarken, kelimelerin önünden ve ardından yutarak konuşurlar, bundan dolayı kimse anlamaz.

Fransız seyyahlar ise bu dil konusunu şu şekilde açıklamıştır. Bunlar Türkmence ve Arapça kelimeleri karıştırarak konuşurlar , ama hepsi Türkçe bilir.

             Toprak bütünlüğü

En büyük iddia kürdistan da yaşadıklarıdır. Fransız seyyahlar dağların erişilmez yerlerinde yaşayan curdes, kürtlerden bahseder, bahsettikleri kaçaklardır. Kürdistan'da yaşayan halkın dulkadiroğulları olduklarını ve diğer toplulukların adını verir ve onlara curd yada kürd diye bir tanımlama kullanmazlar. Bir diğer iddia ise zagros dağlarından gelen Gutilerin torunlarıdır. Guti'lerden kalma tabletler okunmuştur, ve o tabletleri okuyan alimler bunların Türkler olduklarını çok açık bir şekilde belirtmiştir.

              Kültür bütünlüğü

Karşımıza ilk çıkan kültür demirci kawa efsanesidir, bu efsane ergenekon destanının bir versiyonudur , efsaneler coğrafyaları dolaştıkça değişir dönüşür , ancak dip kültürünü her daim korur.

Kürdistan da ki kazılarda kürt yada kürtlere ait olabilecek tek bir kalıntı bulunamamıştır. Bu arkeolojik kazılardakilerin kürtlere neden ait olmadığını , kendilerine ait bir toprak bütünlüğünün olmamasından kaynaklı olduğunu ayrıca belirtmek gerekir. Kürdistan da yaşayan halk Türkmenler olduğuna göre , oradan çıkan arkeolojik bulgularda dağlarda yaşayan kaçaklara aittir diyemeyiz.

Fransız seyyahlar curd yada kürt dedikleri topluluklarda mevcuttur. Nadir de olsa evet , genelde kürtlerden kurulan ordu derken dağlardaki, kaçaklardan kurulan bir ordudan bahsedilir. Bu nadiren de olsa belli topluluga kürt dedikleri gerçeğinide ortadan kaldırmaz. Peki ama kimdir bu bahsedilen kürtler ? Tamda burada sözlükler devreye girmektedir. Tüm sözlükler curd kelimesinin lor peyniri ,kesilmiş süt , sütten üretilen ürünler anlamında kullanıldığı karşımıza çıkar. Curd kürt dedikleri topluluklar Yörüklerdir.

İbrahim ŞİMŞEK

Büyük Helen Türk İmparatorluğu

 

İbrahim Şimşek'ten yine çarpıcı bir yazı

Sayın Turgay Tüfekçioğlu haykırıyordu her yayında, sesini duyurabilmek için. 

Heredot diyor ki: Attikalılar helenleşirken. Kimdi bu Attikalılar ? 

Bir anda Attika'lıların etnik kökenini bulandırarak, tarihi belgeleri çarpıtmalar başlamıştı. Bazı tarihçiler dile getirmek istediyse de susmak zorunda bırakıldı. 

Gerçekçi tarih biliminde, yazılı olan belgelerde, dile getirilen bilgilere o kadar çok ihtiyacımız vardı ki. İskitler üzerinde çalışma yaparken Porphyrogenitus De administrando imperio nun üzerinde bir bölüm gördüm, bölümü buraya bırakıyorum.

İ.Ö 1000lerde Archontes - Attika'lıların büyük Helen İmparatorluğunu kurduklarını görüyoruz. Belge Türklerin Archontes - Attika'larına derken ,burada Archontes'lerin Türklüğünü de belirtmiş olmaktadır. 

Patzia, Peçeneklerin Archontes- Attika'lıların devamı olduğunu belirten bu belgede, Patzia Peçeneklerin İ.Ö 1000 lerde Helen İmparatorluğunu kurduklarını görüyoruz.

 Burada sizleri bir şiir ilen bırakmak istiyorum.

Gafil, hangi üç asır, hangi on asır
Tuna ezelden Türk diyarıdır.
Bilinen tarihler söylememiş bunu
Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak,
Dinleyin sesini doğan tarihin,
Aydınlıkta karaltı, karatıda şafak
Yalan tarihi gömüp, doğru tarihe gidin.

Asya'nın ortasında Oğuz oğulları,
Avrupa'nın Alplerinde Oğuz torunları
Doğudan çıkan biz, Batıdan yine biz
Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz
Türk sadece bir milletin adı değil,
Türk bütün adamların birliğidir.
Ey birbirine diş bileyen yığınlar,
Ey yığın yığın insan gafletleri
Yırtılsın gözlerdeki gafletten perde,
Dünya o zaman görecek hakikat nerede,
Hakikat nerede?

Mustafa Kemal Atatürk


İbrahim ŞİMŞEK

 

Ray BRADBURY'den iki kitap: "Ölüm Yapayalnız Bir İştir" ve " Güneşin Alt...

16 Ağustos 2023 Çarşamba

Milliyetçilerin Edebiyata İhtiyacı Var Mı?

 


Ne yazık ki milliyetçilerin ne felsefeyle ne edebiyatla ne de felsefi bir edebiyatla şehirli bir ilgileri var. Edebiyattan anladıkları genellikle taşralı/ köylü bir gaz lâmbası nostaljisi. Milliyetçi bir kara ütopya yazımını milliyetçilerin kendileri bile tasavvur edemiyor. Buna farklı kurgulama biçimlerini de ekleyebiliriz. İçinde tarikat kokusu, seccade solgunluğu, köylü atavizmi benzeri bir özlem taşımayan hiç bir edebi metni "algılayamıyorlar".

 

Bu yüzden de neden edebiyatta milliyetçilerin kendilerine bir yer edinemediğini merak edip duruyorlar.

 

Edebiyatta yaratıcılığı anlayamadıkları gibi yaratıcılığa ihtiyaç da duymuyorlar. Çünkü algı dünyalarını taşranın nispeten korunaklı, aşırı tutucu ve  ılık hayal dünyasında tutmayı seviyorlar. Bu yüzden de herhangi bir yoksulun hayatı onları ilgilendirmediği gibi böyle bir konu onlara soğuk savaş döneminin düşman sosyalistlerinin yazı veya propaganda konusu gibi görünüyor.

 

Milliyetçi bir edebiyatın diğer önemli sorunu yayıncılık kurumlarından yoksun olmaları. Yayıncılığı gerçekleştirecek şehirli beğeni, seçkinlik ve edebi yelpaze ne yazık ki milliyetçilerde yok.

 

Dolayısıyla ne yazarsanız yazın ancak taşralı bir kafanın algılayabildiği konular ve anlatım biçimine hitap etmedikçe ve dahası sağlam kişisel referanslara sahip olmadıkça milliyetçi yazın sahasında görünmez oluyorsunuz.

 

Milliyetçi taşralılık eser odaklı olmak yerine kendi kişisel ilişki çevresiyle ve usta çırak ilişkisiyle yürüyor. Bu yüzden yazarın milliyetçi otorite ilişkilerine boyun eğmesi, icazet alması gerekiyor.

 

Bu kafa yapısının   bir edebiyat sektörü kurması imkânsız. Dolayısıyla yayıncılık profesyonelliğinden uzak, bireysel yaratıcılıktan alabildiğine ürken, otorite ilişkisine tapan milliyetçi camia ağlaşıp dururken Güven Park’ı bombalatan vatan hainlerinin sözde hayat hikâyeleri Türk öykücülüğünü işgal edebiliyor.

13 Ağustos 2023 Pazar

Kürtler’in Kökeni Ezberine Gerçekçi Bir Bakış

 

İbrahim Şimşek Kürdoloji yalanlarına dair meraklısının ilgisine  yine çok güzel bilgiler sunuyor.

Curdes - Kürtlerin etnik kökenine değinen başlıca yazarlardan belli bir kesimi olası Arap olma ihtimallerine değinmektedir. Tarihte ilk sözde Kürtlerden bahseden kitap Şerefnamedir , oysaki Şerefnamede Kürt yada Kürtler diye bir kelime geçmez. 


Şerefname'nin bizlere anlattıkları Ak Sungur'un oğlu Atabek Zenginin soyundan gelen oğulları ve torunlarıdır. Ak Sunguru Araplaştırmak için belge gerekmektedir. Barhebraeus, Gregorius Ab al-Fara (1226-1286). tarihli kitabında Curd veya Curdes ( Kürt yada Kürtler) den bahsetmez ve bu insanların Arap olduğuna ilişkin tek bir bilgi vermez, bir de üzerine bunların Türk olduğunu belirtir. 


Bibliographie Ottomane, ou Notice des Livres Turcs Imprimés à Constantinople durant les années 1281(-1293) Kitabında ki Frans


ızca çeviride Curdistan kelimesi geçer, curdes diye bir milletten bahsetmez(Fransız seyyahların yayınladıkları haritalarda Cvrdistan, Gur distan gibi isimler geçer). Ibn Munqid, Usmat (1095-1188) Fransızca çevirisinde Kürt ve Kürtler geçer. Bu çeviride kürt dediği insanlar , Ak Sungur'un oğlu Atabek Zengi'nin çocu
klarıdır.


 Şerefname’de geçen ve Kürt diye çevrilen kişilerin unvanları Zenğidir. (


Zerînçeng gibi ) Peki Ak Sungur'un oğlu Atabek Zenği’ye kimler arap demiştir? Bunu bize Fransız tarihçi, Bizans kaynaklarına dayanarak açıklamaktadır. 





Bu konuya değinen Şeref Han Şerefname’sin de Mervaniler’in , Akkoyunlular olduğunu bizlere belirtir. Mervaniler’e Arap deme nedenini Fransız tarihçinin belgesini buraya bırakarak okumanızı rica ediyorum.

İbrahim ŞİMŞEK

9 Ağustos 2023 Çarşamba

Şeref Han - Şerefname

 

İbrahim Şimşek  bu yazısında, Kürdoloji'nin dayandığı temel eserlerden biri olan Şerefname'yi ele alıyor

Şeref Han yazmış olduğu Şerefname’sin de kurtların aralarında ki kavgalardan bahseder ve bizlere çok ilginç bilgilerde aktarır. Şerefname tek başına yeterli ve kapsayıcı bilgileri içermez, dönemine ait İdris-i Bitlisî'nin istihbarat raporlarında önem arz etmektedir. İdris-i Bitlisî'nin vermiş olduğu istihbarat raporlarında ekrad taifelerinin Bahtiyari Atabekler olduğunu açık bir dille belirtir. Lisanü'l-Acem Ferhangi Şuuri. Şu'ûrî Hasan Efendi birinci cilden de Ekrad'ların çadırlarını Türkmen beylerinin kurduğunu açık bir dille belirtir. Biz bu bilgilerden anlıyoruz ki Şerefname'nin çevirisine kürt adı altında bir ekleme yapılmış, oysaki Fransizca versiyonunda yazan kelime Kürt degil kurttur. Bunu bazı seyyahlardan da onaylayabilmekteyiz, özellikle L'Histoire de la décadence de Mézeray Franç'ta geçen kelime Kiurd' burada ki Kiurd , duyduğu şekli ile yazmış olacağına göre kurt olarak karşımıza çıkmaktadır , bunun da nedeni ,seyyahların bahsetmiş oldukları curd ( Kürt) kaçak olan insan , aranan suçlu kişi anlamındadır bu bilgiyi bize
Galant avril 1682 de vermektedir . Şeref Han'ın - Şerefname de anlattığı insanlar kürtler (Kaçaklar) değil ,kurtlardır.

Fransizca ou - Türkçe u

Fransizca  u     Türkçe ü

İbrahim ŞİMŞEK

7 Ağustos 2023 Pazartesi

Soraniler-Babailer

İbrahim Şimşek'in yeni bir incelemesini yayınlıyoruz. Yazının kaynakları olan görseller, yazara aittir.

 Sorani veya Babailer.

Vatikan misyoner Maurizio Garzoni, güneydoğuda yapmış olduğu ilk Kürt dili çalışmasında ( 17 yüz yıl) bizlere çok ilginç bilgilerde aktarmaktadır.

Irak bölgesinde ki Sorani aşiretine, Türklerin Babai dediklerini belirtir. Biz buradan Soraniler'in aslında Babailer olduğunu öğrenmekteyiz. Bu aile hakkında bize Şeref Han bir bilgi aktarır , o bölümü olduğu gibi okumanız için bırakıyorum.

Kaynakça: Şerefnâme

Garzoni sadece bu bilgiyi vermez, güneydoğudaki melle (mollaların) kendisine sonsuz destek verdiklerini Osmanlı’da Kürtlerin hakları olduklarını ve haçlı ordusundan destek istediklerini de belirtir. İslam mollaları Osmanlı’ya karşı haçlı ordusuyla birleşerek Osmanlı’yı sırtından vurmaya başlamışlardı, buda Osmanlının yıkılmasına sebep olan en önemli faktörlerdendir.

Garzoni bununla da kalmaz Sorani, Babailerin bağlı bulunduğu aşiretin Karaciolan olarak da belirtir.

Bahsettiği Karacaoğlan’ın kim olduğunu aradığımızda , karşımıza , Atabekler’den Karacaoğlan çıkmaktadır. Atabekler’den Karaca’nin oglu , Ak Sungur'un oğlu Atabek Zengi’ye de batılıların “Curd” demesi sanırım bundandır. Geldiğimiz noktada yine Türkmenlere ulaşmış olmaktayız. [(Ibn Munqidh, Usmat (1095-1188) Fransızca çevirisindeki bir kesiti buraya bırakmaktayım.)]