MHPTürk İslâm Ülküsü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MHPTürk İslâm Ülküsü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Kasım 2014 Pazar

MHP Milliyetçiliğinde Birleşilebilir Mi?


Keşke... Şeriatçı ülkücü Türkten başka bir şey oluyor.
Milliyetçi yazarları okuduğum zaman, gençliğimde, cemaatten arkadaşlarımla sohbet eder gibi hissediyorum.

Durmadan ayetten, hadisten, fukahadan delil bulmak gayreti cidden göz yaşartıcı. Bir de Müslüman olmanın gereği olarak tanımları mümkün mertebe Arapça kökenli kelimelerle yapmak gayreti…

Bu gayretler iki açıdan nâçar ve nafile.( Bakın ben de kullandım…)

Birincisi Türk milliyetçileri kendilerini hâlâ ilmihalle dünyayı kurtarabileceğini düşünen taşra veya kenar mahalle Müslümanı sanıyor.

İkincisi,  bütün bir toplumu  böyle görerek Türk Milleti’nin tamamına hitap etiklerini sanıyorlar amma yanılıyorlar.

Belki otuz beş yıl evvel arada bir ilmihale başvurarak Türk Milleti’ni köylüye izah etmek düşünülebilirdi. O da “arada bir “ yapılabilecek bir şeydi ki bu gün hemen hemen hangi milliyetçi yazarı (belki MHPli demek daha doğru olur)okusanız, milliyetçiliğin temeli haline getirildi.

Bunun ne önemi var?

Bunun önemi şu: Adına ne derseniz deyin  dinci  kampın kendi içinde ayrışan her grubu  bu yüzden milliyetçilerin içine sızdı ve milliyetçileri (MHP’yi) dönüştürdü. Bunun neticesinde bugün artık bir kısım MHP taraftarı, “ Türk Dünyası’na hizmet eden Hocaefendi’nin” mağduriyetini falan düşünür hale geldi. Veya Hocaefendi’nin karşısında olmayı, Müslümanlığın icabı sananlar çıktı.

Ne yazık ki MHP’ye zincirlenmiş milliyetçiler burada “Dincilik, paraleliyle de AKP ve bağlı olduğu tarikatleriyle de bizim dışımızdadır!” diyemiyor!

Çünkü attığı her adımı din profesyonellerinin,  din sanılan yorumlarına dayandırmazsa, kâfir olacağına bir kere inanmış MHP milliyetçileri için cemaat ve AKP kamplaşmasında tarafsız olmak mümkün değil. Bu yüzden de MHP yönetiminin istikrar adına “ehven-i Müslüman” olarak iktidarı  mümkün olduğunca desteklemesi eyyamcılığına “siyaset” deniyor. Bu, köylü kurnazlığıdır, eyyamcılıktır, dalkavukluktur, ilkesizliktir, riyakârlıktır! Yani Türk İslâm Ülküsü denen, Türk’ten neşet etmemiş, etnik kabilecilikle( Arvasi nam aşiret beyinin akrabalarının bugün  MHPli olup olmadıklarını merak ediyorum mesela?) Arapçılığı Türk Milliyetçiliğinin siyasetine ulamaktan başka bir şeye yaramamıştır.
Kimin davası ne davası?

Bir yandan AKP’ye alenen sövüp bir yandan cemaati yerin dibine geçirip diğer yandan Arapça terimlerle   şeriatçı bir fanatik militan genç tipini  “Ülkücü” diye tanımlamaya uğraşan insanların bugün Türk Milleti’ne vereceği hiçbir şey yok.

Şimdi düşünülmesi gereken şey de bu: “Oylar bölünmesin!” diye üzerinde birleşilecek yapı, böyle bir yapı  mıdır?