estetik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
estetik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Kasım 2013 Cuma

Pudra Mavisi

Gecenin bir vakti ne yapacağımı bilmiyorum.


Birbirinden lezzetli kitaplarım okunmayı bekliyor.

En son Anton Semyonoviç MAKARENKO’nun “Yaşam Yolu” adlı kitabının ilk cildini okudum. Bu yüzden bir “klâsik” okuma isteği içimde büyüyor. O yüzden Taht Oyunlarının son kitaplarına ve Açlık Oyunları’na  bir türlü başlayamıyorum.i

Bu gece “Pudra mavisi” diye bir film seyrettim. Galiba daha önce seyretmişim, bilmiyorum ama bayıldım. Film bir yıldızlar geçidi ama bir o kadar mütevazı. Görüntünün saf estetiği  ile  çekilmiş öyküsü son derece samimi ve içli bir film.
Evet… Belki MAKARENKO ile üst üste bir klâsik dalga olup doldurdu içimi “Pudra Mavisi”…

İyiliğin asıl kötülüğün geçici olduğunu anlatan ümitli bir film. Yalnızlığın kader olmadığını anlatan enfes bir film.

Mesaj  dolu filmleri küçümsemek çok kolay. Ama “Pudra Mavisi”  bu mesajı cesurca, dürüst ve güzellikle  ortaya koyuyor.

“Pudra Mavisi” bize ümitli bir hikâye anlatıyor.
Bu filmi seyrettikten sonra kendime şunu soruyorum: “Ümit vermeyen film neye yarar?”


25 Temmuz 2013 Perşembe

İyi anlatılar, iyi öyküler,iyi bloglar

Bir anlatı ki blogun bir anlatı olduğunu düşünüyorum ne yapar?

Bunu düşünmemin sebebi şu:

Anlatıda belli bir kişisellik ve estetik yönelimi veya gayreti olmazsa biz anlamı nereden edinebiliriz?

Sanıyor musunuz ki anlam kendiliğinden, öylece ortaya çıkabilir?

Maalesef hayır.

Çünkü anlam, herhangi bir şeyi kendi idrakimize göre anlatmamızdan doğar. Dolayısıyla önce anlatıcının anlayışına ihtiyaç duyar.

O halde "edebî" bir metin nasıl ortaya çıkar?

Edebî bir metin, yazarının "anlayışını" ortaya iyi koyabildiği dolayısıyla "iyi anlatabildiği" metindir.

Peki ama içeriğin bununla ilgisi yok mudur? Sanıldığının aksine içerik tek başına nir estetik kuvvet tartışmaz.

İçeriği veya öyküyü kuvvetli kılan, onunla ilgili heyecanlı, ilgili ve özgün bir anlatımdır.

Ben bunlardan neden bahsettim? Kendime bir ders vermek için. Bu kadar...