Mises, "Sosyalizm'inde" bunun iktisadi hesaplama imkânsızlığına bağlamıştır.
Aslında kendisi dev eseri"İnsan Eylemi'nde bunun cevabını vermiş, fakat bunun farkına varamamıştır.
O cevap da şudur: Ekonomi özel bir akçeli/ parasal faaliyet değildir. Ekonomi insan eyleminin ta kendisidir!
Ekonomide insan kendi varoluşundan ayrı bir eylem türü sergilemez. Bugün ekonomi olarak gördüğümüz etkileşimler, hepsi aynı güdülerle veya müşevviklerle hareket insanların, beklenti mübadelelerinden ibarettir.
Bu yüzden, bir şeyin "ekonomik" sayılması onun aslında var oluşumuzu sürdürmek için en uygun olduğunu anlatmak demektir.
Biz insanlar, varlığımızı, en az kayıpla sürdürerek aynı zamanda gelecek nesillerin de kaynak bulabilmesini gözeterek ekonomiyi icat etmiş olduk.
"Sermaye" akçeli hayata geçen insanın, ilkel devirlerde ve hatta günümüzde, neslini sürdürmek için gelecek yılın ekimlik buğdayını ayırması basiretini sürdürmesinin ürünüdür.
Dolayısıyla bir mübadele faaliyeti olarak kapitalizm, kendi başına lüzumsuz üretim yapan bir ekonomik canavar falan değildir. Kapitalizm insanın yapma ve cinayete yönelmeksizin mübadele yoluyla elde etmek eyleminin genel halidir ve adında "ekonomi" terimini içerenilecek yegâne sistemdir.
Sosyalist bir sistem insan eylemini onun iradesine değil de toplumun veya devletin iradesine tutsak ettiği için zaten ekonomiyi daha ortaya çıkamadan boğar. İnsanın kendi bilgisini kendi bildiği şekilde kullanmasını zaten ahlâksızlık olarak gördüğünden insan eylemini, dolayısıyla ekonomiyi daha insan zihnindeyken öldürür.
İnsanın kendisi için üretmesini ahlâksızlık saydığınızda ona " Kendin için yaşayamazsın!" Dersiniz. Bu durumda da insanın kendi varlığı ile birlikte neslinin geleceğini düşünmek imkânını da ortadan kaldırmış olursunuz.
Sosyalizm bir takım plânlar, emirler, komplolar icat edebilir ama insan eyleminin doğasını değiştiremeyeceği gibi yeni bir insan da yaratamaz.
Bundan dolayıdır ki "sosyalist ekonomi" tamlaması, çelişkidir, safsatadır.
