15 TEMMUZ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 TEMMUZ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Kasım 2016 Pazartesi

Amerika'nın Türkiye Simülasyonu

Biz Türkler yaşadığımız olumsuzlardan dolayı başkalarını suçlamaya bayılırız... Dolayısı ile öz eleştiri gibi bir meziyete sahip değiliz ya da çok az sahibiz. Öz eleştiri ile suçlama arasındaki farkı da bildiğimizi söylenemez... Kişisel anlamda durum bu mecrada iken devlet olarak da bakış açımızın çok farklı olmasını beklemek yanlış olur. Borsa düştü, Dolar fırladı, altın değer kaybetti benzeri birçok ekonomik göstergeyi “Dış güçlerin” müdahalesi olarak yorumlandığına şahit olmuşsunuzdur.


Globalleşen dünyada,  büyük siyasi güç ve ekonomiye sahip ülkelerde meydana gelen olaylar elbette diğer ülkeleri ve ekonomilerini de etkileyecektir. Burada esas olan ne ölçüde ve nasıl etkilendiğinizdir. ABD Başkanlık seçimi sonuçları ülkemizde ABD Dolarının değer kazanmasına neden olurken Birleşik Krallık para birimi olan Pound karşısında Doların değer kaybetmesi  sonucunu doğurmuştur.                   


8 Kasımda Birleşik Devletlerin 45. Başkanı seçilen Donald Trump, 2000 yılında da Cumhuriyetçi Partiden başkanlık yarışına katıldı. İronileri ile ünlü çizgi dizi Simpsons o dönem de bu adaylığa bir bölümünde yoğun ironiyle yer vermişti. Şimdi, belli ki dizinin sıkı takipçisi olmayan kaşif ya da kaşifler(!)   Amerikan derin devletinin 15 sene öncesinden Trump kurgusunu yaptığını ve kanıtının da Simpsons olduğunu söylüyor.


Amerikan Devletinin  Hollywood  yapımları üzerinden toplum mühendisliği  yaptığı bilinen bir gerçek. İlgili ilgisiz birçok filmde Amerikan bayrağına yer verilmesi, ülke değerlerine vurgu, nerde ise hemen her ailede bir Amerikan Deniz Piyadesi hikâyesi… Yukarıda sözü edilen Simpsons keşfine nazire olsun diye,  Barack Obama’dan önce ki Afro Amerikan başkanlı filmlerin  son dönem de kadın başkanlı filmlere yerini bıraktığını da belirtelim… Görünen o ki Hollywood’da Trump’ın başkanlığına kendini hazırlamamıştı(!)



Trump’ın  kazanması ile birlikte Cumhurbaşkanı  Erdoğan ile benzerliklerini ortaya koyan köşe yazılarında patlama oldu. Amerikan başkanlık seçimlerinin sonuçlarının şekillenmeye başlaması ile birlikte CNN Türk ekranlarına telefon ile bağlanan bir konuşmacı bu liderin ileriki dönemde “kanka” olacakları yorumunu bile yaptı…



Ana karasına kurulduğundan buyana doğrudan askeri bir saldırı almamış(Pearl  Harbour saldısını saymazsak) bir ülkenin milliyetçilik vurgusu yoğun, ‘Yeniden Büyük Amerika ‘ mottosu ile yola çıkan bir kovboyu tercih etmesi,  Amerika’nın  1.Dünya Savaşı öncesi dünya düzenine dönme eğiliminde olduğunu, dış politikada” büyük ağabeyliği” Birleşik Krallığa mı bıraktığını mı gösteriyor? Mutlak hakimiyet sahibi Putin’in Rusya’sının Rus Çarlığından ya da Avrupa Birliğinin dinamosu görevini üstlenmiş Merkel  Almanyası’nın Alman İmparatorluğundan işlevsel olarak farkı mı var? Türkiye bile dış politikalarında kendine biçilen rolün ötesinde aksiyon almaya başlayarak Osmanlılara selam göndermiyor mu?


Gelelim Türkiye Simülasyonuna; genellikle Amerikan başkanlık seçim kampanyaları örnek alınır hatta siyasi partiler Amerikalı reklamcılar ile anlaştıklarını duyururlar, övünçle… Bu kez bir farklılık oldu galiba Amerikalılar Türkiye’de simüle ettikleri  bir senaryoyu ülkelerinde kullandılar. Gittikçe güçlenerek iktidarda kalmayı başaran, bir lideri vââdleri, söylemleri ve uygulamaları noktasında taklit ettiler. Trump’ın gelişi Recep Tayyip Erdoğan’dan belliydi.



15 Temmuz kalkışması her iki lider için farklı ölçüde önem taşısa da liderliklerini pekiştirmek ve lider olmak anlamında önemli bir olaydır. Recep Tayyip Erdoğan, aslında, halkının demokrasiye sahip çıkışını değil kendisine olan sevgisini ve halkının üzerindeki muazzam etki gücünü görmüştür. Siyaset yapan herkesin düşlediği bir güçtür bu… Clinton ve ekibinin Türkiye’de gerçekleştirilmeye çalışan 15 Temmuz eylemine dolaylı destek verdikleri bilinmektedir. Görülen o ki 15 Temmuz zaferi, Clinton ve ekibinin beklentilerinin dışında gerçekleşmiş ve siyaset karnesine bir başarısızlık olarak düşmüştür. Bu başarısız öngörü şüphesiz Trump için başarıdır.



Trump’ın zaferinin ardından yapılan gösteriler Amerikan elitlerinin, entelektüellerinin yaşadıkları hayal kırıklıkları aslında Türk elitleri ile ne çok benzerlik göstermekte… Şimdi Amerikan halkının Trump sevgisinin Türk Halkının Erdoğan sevgisi ölçüsüne yetişip yetişmeyeceğini gözlemleyeceğiz.