Kaderin
yolunu tarihin kalemiyle çizdiren bir yapısı var sanki AUSTER'ın. Bu belki de
içinde yetiştiği Yahudi kültürünün bir etkisidir.
Peki ama
bunu yapıyor ve biz nasıl okuyabiliyoruz bu kadar rahatça?
Çünkü sanırım
oldukça iyi bir anlatıcı. Anlatmak için kendini kasmıyor. Belki bunu
birinci tekil şahsı başarıyla kullandığı için yapabiliyor. Bu da okuru
kendiliğinden hikâyenin içine çekiyor.
AUSTER böylece
başarıyla bir dünya kurabiliyor.
O dünyada her şey birbiriyle ilişki içinde…
Uzun uzun anlatmak gelmiyor içimden ama o, kafanızda bir renk
bırakan yazarlardan biri… Bir iz kalıyor kafanızda ve onu okuduktan sonra kitap
okumakla okumamak arasındaki farkı, izlenimlerinizin nasıl değiştiğini görerek
anlıyorsunuz.
Kısa zamanda kütüphanenizde bir AUSTER
rafı oluşursa şaşmayın.
