![]() |
| Şaka gibi geliyor belki ama... |
Başlığın soğuk, ilgisiz ve itici
olduğunun farkındayım ama bazen “özetlemenin” başka bir yolu yoktur. Hele
Metallica’nın “No Leaf Clover” parçasının düzenlenmiş halini dinlerken aklınız
coşkuyla darmadağınık olmuşken… Lâf aramızda, bu parçanın başka bir hali olup
olmadığını bilmiyorum…
Algoritma, özellikle yazılımla
ilgilenenler için önemli, dahası temel bir terim. Anladığım kadarıyla yazılımın
iskeletini /mantığını oluşturan genel süreç akışını ifade ediyor.
Yazılım, “mekanik yığınlara akıl
kazandırmak” olarak tanımlanabilir. Belki on yıl önce bu ifade iddialı
olabilirdi ama “ yapay zekânın” alabildiğine heyecanlı tartışıldığı günümüzde,
bu tanımın tam ve olgun halinin böyle olduğunu sanırım söyleyebiliriz.
İyi de bunun önemi ne? Bunun
önemini Michelangelo’nun Davut heykelinin yaratılma sürecinde görebiliriz.
Sanatçı heykeli yontacağı kütleyi üç yıl boyunca sadece incelemiş ve ancak bundan sonra
heykeli yontmağa girişmiştir. Süreci anlatan sözleri, algoritmacılar için “ibret
vericidir”.: “Heykel zaten hep o taşın içindeydi.”
Bu bize ne anlatıyor?
Yapay zekâ ancak insan zekâsının
işleyiş biçimi anlaşıldığında anlam kazanabilir.
Buradaki temel sorun şudur: Animal zekâ bütün
memelilerde ortaktır. Yüksekteki muzu düşürmek için dal kullanmak davranışı “yazılabilir”. Sorun, ahlâkî sınırlamanın nasıl
“yazılacağıdır”. İşte bu noktada insan davranışının “genel kütlesinin” doğru saptanması gerekiyor. Bu, ünlü sanatçının, heykeli için doğru mermer bloğunu
bulması aşamasına karşılık geliyor. Daha sonra bu blok içine sığabilecek “en
büyük güzelliği” tasarlama aşaması geliyor. Yani iş güzel bir kol yontmadan çok
önce o kolun sahibini ve onun estetik varoluşunu, duruşunu bir bütün olarak
kafada oluşturabilmek. İşte bu, tümdengelimin ta kendisi…
“Niçin felsefe okuyoruz ki?” diye
meraklanan öğrenciler, iş, “insan gibi hareket edecek” robotlar yapmağa gelince
belirsizliklerde kendini feda edebilecek ahlâki
bir olgunluk gösterebilecek robotların nasıl “yazılması” gerektiği
sorunuyla karşılaştıklarında, bunun cevabını bulmak için telâşlanacaklar. İş robotlarının “ İyi bir işi erteleme” diyen Buda’nın ya da “Önemli olan yaşamak değildir. Başarmak hiç değildir. Önemli olan insan kalmayı bilmektir.”diyen Orwell’ın çıkarımlarına ulaşabilmesini sağlamak olduğunda, belki robotik öğrencileri, sorunun, evde yumurta çırpabilen çakma primatlar yapmaktan öte bir şey olduğunu göreceklerdir. Ne diyelim? “Hayırlısı…
Sözlerimizi Metallica abilerin enfes bir eseriyle sonlandıralım...
Sözlerimizi Metallica abilerin enfes bir eseriyle sonlandıralım...
