Michelangelo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Michelangelo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ekim 2018 Perşembe

Algoritmanın Tümdengelimsel Kaynağı



Şaka gibi geliyor belki ama...
Başlığın soğuk, ilgisiz ve itici olduğunun farkındayım ama bazen “özetlemenin” başka bir yolu yoktur. Hele Metallica’nın “No Leaf Clover” parçasının düzenlenmiş halini dinlerken aklınız coşkuyla darmadağınık olmuşken… Lâf aramızda, bu parçanın başka bir hali olup olmadığını bilmiyorum…

Algoritma, özellikle yazılımla ilgilenenler için önemli, dahası temel bir terim. Anladığım kadarıyla yazılımın iskeletini /mantığını oluşturan genel süreç akışını ifade ediyor.

Yazılım, “mekanik yığınlara akıl kazandırmak” olarak tanımlanabilir. Belki on yıl önce bu ifade iddialı olabilirdi ama “ yapay zekânın” alabildiğine heyecanlı tartışıldığı günümüzde, bu tanımın tam ve olgun halinin böyle olduğunu sanırım söyleyebiliriz.

İyi de bunun önemi ne? Bunun önemini Michelangelo’nun Davut heykelinin yaratılma sürecinde görebiliriz. Sanatçı heykeli yontacağı kütleyi üç yıl boyunca  sadece incelemiş ve ancak bundan sonra heykeli yontmağa girişmiştir. Süreci anlatan sözleri, algoritmacılar için “ibret vericidir”.: “Heykel zaten hep o taşın içindeydi.”

Bu bize ne anlatıyor?

Yapay zekâ ancak insan zekâsının işleyiş biçimi anlaşıldığında anlam kazanabilir.

 Buradaki temel sorun şudur: Animal zekâ bütün memelilerde ortaktır. Yüksekteki muzu düşürmek için dal kullanmak davranışı  “yazılabilir”. Sorun, ahlâkî sınırlamanın nasıl “yazılacağıdır”. İşte bu noktada insan davranışının “genel kütlesinin”  doğru saptanması gerekiyor. Bu, ünlü  sanatçının, heykeli için doğru mermer bloğunu bulması aşamasına karşılık geliyor. Daha sonra bu blok içine sığabilecek “en büyük güzelliği” tasarlama aşaması geliyor. Yani iş güzel bir kol yontmadan çok önce o kolun sahibini ve onun estetik varoluşunu, duruşunu bir bütün olarak kafada oluşturabilmek. İşte bu, tümdengelimin ta kendisi…

“Niçin felsefe okuyoruz ki?” diye meraklanan öğrenciler, iş, “insan gibi hareket edecek” robotlar yapmağa gelince belirsizliklerde kendini feda edebilecek ahlâki  bir olgunluk gösterebilecek robotların nasıl “yazılması” gerektiği sorunuyla karşılaştıklarında, bunun cevabını bulmak için telâşlanacaklar. İş robotlarının  “ İyi bir işi erteleme” diyen Buda’nın ya da “Önemli olan yaşamak değildir. Başarmak hiç değildir. Önemli olan insan kalmayı bilmektir.”diyen Orwell’ın çıkarımlarına ulaşabilmesini sağlamak olduğunda, belki robotik öğrencileri, sorunun, evde yumurta çırpabilen çakma primatlar yapmaktan öte bir şey olduğunu göreceklerdir. Ne diyelim? “Hayırlısı…

Sözlerimizi Metallica abilerin enfes bir eseriyle sonlandıralım...