12 Şubat 2026 Perşembe

Mutluluk Şimdi


Yaş aldıkça insan, önünde ne kadar az zaman kaldığını daha çok düşünüyor. Bu da insanı, hayatının bir muhasebesini yapmaya itiyor. Sanırım bu hemen hemen herkes için geçerlidir. Çünkü zaman geçtikçe sevdiklerimizi kaybediyoruz.

Bir düşünür, mutsuzluğun geçmşin pişmanlıklarıyla gerçekleşmemiş geleceğin kaygısından kaynaklandığını söylemiş. Ne kadar da haklıymış.

Peki ama neden böyle?

Sebebi basit: Çünkü biz bir ödül-ceza ikilemiyle yaşamaya alıştırılıyoruz. Ödülün ve cezanın birbirini döndüren dişlileri arasında sonsuz bir mutluluk beklentisiyle yaşıyoruz.

Böyle olmasa olmuyor mu?

Aslında cevapları yine hatıralarımızda bulabiliyoruz. Çünkü hatırlamaya en çok değer bulduğumuz hatıralar genelde hep mutlu olanlar. Peki mutlu hatıralar nelerden oluşuyor?  Mutlu anlarımızdan.

“Yıldızlar Arası” filminde Matthew McConaughey kızına “Çocuklar doğduktan sonra tek yapabileceğimiz güzel anılar biriktirmektir.” demişti, yanlış hatırlamıyorsam.

Güzel anılar biriktirmekde güzel anlar birktirmekle oluyor.

İyi de hayat hep “güzel anlardan” oluşmuyor, değil mi?

Anlayabildiğim kadarıyla bir ânı güzelleştiren şey sadece o âna nasıl baktığımız. İçinde yaşamaktan sevinç duyduğumuz anlar, “iyi anlar”. Ve geleceğe kalabilenler de sadece iyi anlar. 

O halde mutlu olmak için beklemeye ne hacet?

Mutluluk elimizde.

Mutluluk, varlığımızın parçalarından, bizi biz yapan şeylerden sevinç duymaktan başka bir şey değil. 

Ne güzel, değil mi?

İyi ki varız.


 

Hiç yorum yok: