5 Ağustos 2012 Pazar

Blogcunun Derdi


Blogumun okunurluğu düşmüş…
Pekâlâ...Senin blogunu okuyabilirdik.. Veya sen bize yalnızca okulda gününün nasıl geçtiğini anlatabilirdin
Eskiden de okuyan pek yoktu zaten. Millet ne okumak istiyor, gerçekten bilemiyorum.


İnternet kullanıcısı ne okumak istiyor? Vatan millet mevzuları yazdığımızda da doğru dürüst okuyan yoktu…

Blog  bir internet günlüğü ise kişisel düşünceleri ve izlenimleri yazalım.. O da değil.
Blogculuk bir tür kes yapıştır  işine döndü gibime geliyor. Yemek tariflerini kes, son moda giyecekler, teknolojik dedikodular vs vs vs…
Bugün hava gerçekten sıcak… Pencereden biraz esiyor ama.
Bloglar ilgi bekliyor. Kim ne derse desin... İnsanlar, blogları aracılığı ile açılmak istiyor dünyaya… Oysa bloglar günden güne daha kişiliksiz, daha standart birer gazete veya dergi haline geliyor. Belki bunun sebebi büyük yayın organlarının blog alanlarına el atması ve yayın politikalarını belli başlıklar altında yönlendirmesi.

Böyle olmayınca blog  genişleyemiyor Genişleyince de kişiselliği kayboluyor. Genel geçer ve tartışılmaz objektiflikte şeyler yazınca ancak kitlesel aracılara ulaşabiliyorsunuz. O zaman kişisel düşüncenin kışkırtıcılığının ne anlamı kaldı ki?

Gene de blog yazmak bir zevk… Kutu kutu bir yazı köşesi…
Ben blogumu seviyorum.

,

4 Ağustos 2012 Cumartesi

İşte Bu Mahallede Yaşar Perihan Abla


“Perihan Abla” kötü bir dizi miydi? Zamanında solcu bir vekil, milletin kültürünün “Perihan Abla” seviyesinde olduğunu söyleyip dalga geçmişti.

Bunu söyleyen vekil muhtemelen Allah’ın günü Rus klâsikleri okuyup varoluşçuluk hakkında kafa yoruyordu.

Bizim bildiğimiz vekiller iş bulma kurumu gibi çalışır. Etnik ırkçılık, cemaatçilik,  tarikatçılık, mezhepçilik, ahiret emlâkçiliği falan gibi işlerle uğraşıp geçinip giderlerdi.
Perihan Abla kötü bir dizi miydi? Ne aşılardı seyircisine?

Bayramında,  düğününde, cenazesinde bir arada yaşayan sırada Türk mahallesinin hikâyesiydi, “Perihan Abla”. Safiyetin, masumiyetin, affediciliğin dizisiydi, “Perihan Abla”…

Ve bunlar sözüm ona toplumcu bir vekilin canını sıkmıştı. Doğru ya… Bunların ne gibi bir öğreticiliği olabilirdi ki? Her sahnesinde ırza geçen  kötü ağaların tiksindirici öyküleri dururken sıradan Türk insanının yaşantısından kim ne öğrenebilirdi ki?

Ve sonra ekranlarımız, sosyalist balgamların öve öve bitiremediği, etnik kindarlıkların, kan davalarının, iki yüzlü namus gerginliklerinin, ayrılıkçılığın yatağı haline geldi.

Doğruydu aslında vekilin söyledikleri… Bu toplumun “Perihan Abla’dan” edineceği hiçbir şey yoktu. Kadını öldürüp adalet karşısında köpekleşen kartondan kahramanların etnik hırçınlıkları dururken artık “Perihan Abla” kimi nasıl eğlendirebilirdi?

Aslında Perran KUTMAN ders vermekten vazgeçmedi ve “Hayat Bilgisi’nde” umutsuz  çabasını sürdürdü… Safiyetin, masumiyetin ve affediciliğin, bir bayrak altındaki medeniyet mücadelesinde bayraktarlık yaptı…

 Çok yaşa sen Perran KUTMAN… Çok yaşa “Perihan Abla”!

23 Temmuz 2012 Pazartesi

Benim İşim


Memleket ne halde? Ben neredeyim? Ne yapmalı?

Düşünmek başlı başına bir “iş”… Ve belki en pahalı iş… Belki en kolayı düşünmeksizin yapmak herhangi bir işi…

Bakarak çevreye hiçbir şey görmemek ve görmeyenlerle beraber yaşamak aldanmacasına kapılıp gitmek…

Bunu mu öğretiyoruz, çocuklarımıza?  Bugün depresyonun sahilindeydim. Öğrenilmiş yüzeysellikle ıskaladım onu…  Belki insanlar böyle kurtuluyorlardır, deli olduklarının farkına varmaktan…

17 Temmuz 2012 Salı

Hani Facebook'ta İş Yoktu? insankaynaklari.com ile İş Bulmak Artık Çok Kolay!

Yenibiris.com'un yeni uygulaması insankaynaklari.com adaylara Facebook üzerinden profesyonel iş ağı oluşturarak en uygun işi en kısa sürede bulma fırsatı tanıyor!

insankaynaklari.com, zaten dahil olduğunuz Facebook’u iş hayatınızda da etkin bir şekilde kullanmanızı sağlayan bir uygulama. insankaynaklari.com ile profesyonel iş ağınız genişlerken, ağdaki tüm iş ilanlarına doğrudan ulaşabilir,  'Şimdi Başvur' tuşuyla istediğiniz ilana başvuru yapabilirsiniz. Ve dahası istediğiniz pozisyonların olduğu şirketlere arkadaş listenizden 1 ya da 2. derece bağlantınız varsa bulabilir, gerekli gördüğünüzde bu bağlantıları kullanabilirsiniz.

Ücretsiz olan uygulamada Yenibiris.com ya da Linkedin özgeçmişlerinizi uygulamaya aktararak iş ilanlarını inceleyip başvurularınızı gerçekleştirebilirsiniz. Üstelik profil gizlilik ayarlarını kullanarak özgeçmiş bilgilerinizin ne kadarının gözükeceğine kendiniz karar verebilirsiniz. insankaynaklari.com sayesinde bağlantılarınız üzerinden profesyonel profillerinizi zenginleştirebilir, diğer sosyal ağlardaki bağlantılarınızı da davet edebilirsiniz.

Uygulamayı incelemek ve giriş yapmak için Facebook ile bağlan!

Bir bumads advertorial içeriğidir.

14 Temmuz 2012 Cumartesi

Akıl Taçta mı?


“Taç akıllandırır”mış… Gerçekten öyle mi?
 Belki tacın anlamını bildiğimiz zamanlarda öyleydi.

Sonra demokrasi geldi. Taç ve taht yıkıldı. Ve lâkin “iktidar” denen belâ yerinde kaldı.
Taç kafaya takıldığında belki kafayı ikaz ediyordu: “Ben buradayım!” diye…

 Artık hayali bir taç olarak iktidarın yaptığı şey, sadece kafası olduğunu sanan iktidar sahiplerine akıllı olduklarını fısıldamak

11 Temmuz 2012 Çarşamba

Gereği Neyse?


Bir fikir oluşturmadan “durumun gereklerine” göre hareket etmek nasıl oluyor, anlamıyorum.

“Durum nedir” nasıl anlıyorsun ki “gereğini yapıyorsun”? Jetimiz düşürülüyor; "gereği yapılacak” diyoruz. Hayır bu bir seferlik bir tepki değildir  ki… “Gereği” nedir sana göre? Herhangi bir fikrin var mı? Adam gibi devletler  ne yapıyorlar jetleri düşürüldüğünde meselâ?

“Kayıt dışını engelleyeceğim!” diyorsun gene bütün vergi yükünü, kayıtlı mükellefin üstüne yıkıp bir de işine gelmedi mi “denetlemeyle” tehdit ediyorsun.

“ Kimse bir taşımızı alamaz!” diyorsun sonra da “Kürt realitesini tanıyoruz!” diyorsun.

“ Benim polisime kimse dokunamaz!” diyorsun, gelen, giden senin polisini tokatlıyor, polisinin kafasına sıkıyor, polisini kaçırıyor.

 Sahi… Sen gerçekten “gereğini” biliyor musun?

Veya sen gerçekten gerekiyor musun?

8 Temmuz 2012 Pazar

Siz Bilirsiniz


Nasıl bir bilmişliktir , Allah’ım o!
Meğer bizim hiçbir şeyden haberimiz yokmuş yahu! Meğer aslında biz yokmuşuz…
Her şey sizin eserinizmiş; bilemedik…

Demokrasiyi siz icat ettiniz; aslında İngilizler salaktı.
İnsan haklarını siz icat ettiniz; Fransızlar miyop olduklarından bir sürü kafa kestiler.
Barışı siz icat ettiniz; biz barbarlığımızdan İstiklâl Savaşı’nı yaptık.
İslâm’ı siz icat ettiniz; peygamber ümmiydi.
Türk’ü biz icat ettik; siz yok etmek üzeresiniz.

6 Temmuz 2012 Cuma

Facebook Internet Explorer 9 ile Çok Daha İyi

Bir bumads advertorial içeriğidir.
Internet Explorer 9, hem temiz ve sade arayüzü ile en sevdiğiniz web sitelerinin içeriklerini ön plana çıkarıyor, hem de gelişmiş güvenlik özellikleri sayesinde web’de kişisel bilgilerinizin gizliliğini ve bilgisayarınızın güvenliğini koruyor. Windows 7 için özel olarak geliştirilmiş olan IE9’un bir diğer avantajı da, tek tıkla ulaşabilmeniz için sık kullandığınız siteleri PC’nizin görev çubuğuna taşıması.

Internet Explorer 9’un site sabitleme özelliğinden faydalanmak için tek yapmanız gereken, sabitlemek istediğiniz site açıkken adres çubuğunda yer alan site logosunu ya da açık olan sekmeyi Windows 7 görev çubuğuna sürüklemek. Bunu yaptığınızda siteyi, öncesinde tarayıcıyı bile açmaya gerek kalmadan, tek tıkla erişilebilecek şekilde masaüstünüze taşımış oluyorsunuz.

Internet Explorer 9’un sabitleme özelliği sayesinde, Facebook’u da çok daha etkin şekilde kullanmanız mümkün. Internet Explorer’ın Facebook’a özel sıçrama listesi sayesinde hem tarayıcınızı bile açmadan Facebook’un farklı bölümlerine anında tek tıkla ulaşabiliyor, hem de Facebook’taki yeni bildirimlerinizden anında haberdar olabiliyorsunuz. Internet Explorer 9’un Facebook sabitleme özelliğinden faydalanabilmek için, IE9 adres çubuğundaki Facebook ikonunu veya Facebook sekmesini tutup Windows 7 görev çubuğuna sürüklemeniz ve buraya bırakmanız yeterli.

Hemen Internet Explorer 9'u yükleyip ayrıcalıklarını yaşamak için tıklayın!


Bir bumads advertorial içeriğidir.

4 Temmuz 2012 Çarşamba

Ay Ben Porno Seyretmem!

Siz hiç porno seyreder misiniz?

"Asla!" değil mi? Hiç kimseden "Evet ben seyrederim..." cevabını alamazsınız bu memlekette...

 Peki son seçimler arefesinde MHPli vekillerin gizli görüntüleri tıklanma rekoru kırdı mı? Kırdı.... Bu görüntülerin üstüne en çok atlayan kim oldu? Hayatında porno seyretmeyen, şimdilerde de porno sitelerinin çoğuna yasaklama getiren takke-türban koalisyonu, değil mi?

Yani meclisi kaba,  terbiye noksanı  adamlarla dolduran %50 sürüsü değil mi?

Kusura bakma sevgili milletim ama... İkiyüzlünün "dibisin"!

3 Temmuz 2012 Salı

Beyefendinin Köpekefendisi



Beyefendini köpeği eğitimliymiş.

Sorun onun köpeğinin diplomasında değildi aslında…. Yolun kenarındaki “Köpekle Girilmez” tabelasındaydı.

Köpekle, arabayla ve parayla “şehirli” olduğunu sananların bir kısmı başı açık bir kısmı kapalı dolaşıyor…. Değişen sadece ilkelliğimizin kıyafeti.