11 Temmuz 2012 Çarşamba

Gereği Neyse?


Bir fikir oluşturmadan “durumun gereklerine” göre hareket etmek nasıl oluyor, anlamıyorum.

“Durum nedir” nasıl anlıyorsun ki “gereğini yapıyorsun”? Jetimiz düşürülüyor; "gereği yapılacak” diyoruz. Hayır bu bir seferlik bir tepki değildir  ki… “Gereği” nedir sana göre? Herhangi bir fikrin var mı? Adam gibi devletler  ne yapıyorlar jetleri düşürüldüğünde meselâ?

“Kayıt dışını engelleyeceğim!” diyorsun gene bütün vergi yükünü, kayıtlı mükellefin üstüne yıkıp bir de işine gelmedi mi “denetlemeyle” tehdit ediyorsun.

“ Kimse bir taşımızı alamaz!” diyorsun sonra da “Kürt realitesini tanıyoruz!” diyorsun.

“ Benim polisime kimse dokunamaz!” diyorsun, gelen, giden senin polisini tokatlıyor, polisinin kafasına sıkıyor, polisini kaçırıyor.

 Sahi… Sen gerçekten “gereğini” biliyor musun?

Veya sen gerçekten gerekiyor musun?

8 Temmuz 2012 Pazar

Siz Bilirsiniz


Nasıl bir bilmişliktir , Allah’ım o!
Meğer bizim hiçbir şeyden haberimiz yokmuş yahu! Meğer aslında biz yokmuşuz…
Her şey sizin eserinizmiş; bilemedik…

Demokrasiyi siz icat ettiniz; aslında İngilizler salaktı.
İnsan haklarını siz icat ettiniz; Fransızlar miyop olduklarından bir sürü kafa kestiler.
Barışı siz icat ettiniz; biz barbarlığımızdan İstiklâl Savaşı’nı yaptık.
İslâm’ı siz icat ettiniz; peygamber ümmiydi.
Türk’ü biz icat ettik; siz yok etmek üzeresiniz.

6 Temmuz 2012 Cuma

Facebook Internet Explorer 9 ile Çok Daha İyi

Bir bumads advertorial içeriğidir.
Internet Explorer 9, hem temiz ve sade arayüzü ile en sevdiğiniz web sitelerinin içeriklerini ön plana çıkarıyor, hem de gelişmiş güvenlik özellikleri sayesinde web’de kişisel bilgilerinizin gizliliğini ve bilgisayarınızın güvenliğini koruyor. Windows 7 için özel olarak geliştirilmiş olan IE9’un bir diğer avantajı da, tek tıkla ulaşabilmeniz için sık kullandığınız siteleri PC’nizin görev çubuğuna taşıması.

Internet Explorer 9’un site sabitleme özelliğinden faydalanmak için tek yapmanız gereken, sabitlemek istediğiniz site açıkken adres çubuğunda yer alan site logosunu ya da açık olan sekmeyi Windows 7 görev çubuğuna sürüklemek. Bunu yaptığınızda siteyi, öncesinde tarayıcıyı bile açmaya gerek kalmadan, tek tıkla erişilebilecek şekilde masaüstünüze taşımış oluyorsunuz.

Internet Explorer 9’un sabitleme özelliği sayesinde, Facebook’u da çok daha etkin şekilde kullanmanız mümkün. Internet Explorer’ın Facebook’a özel sıçrama listesi sayesinde hem tarayıcınızı bile açmadan Facebook’un farklı bölümlerine anında tek tıkla ulaşabiliyor, hem de Facebook’taki yeni bildirimlerinizden anında haberdar olabiliyorsunuz. Internet Explorer 9’un Facebook sabitleme özelliğinden faydalanabilmek için, IE9 adres çubuğundaki Facebook ikonunu veya Facebook sekmesini tutup Windows 7 görev çubuğuna sürüklemeniz ve buraya bırakmanız yeterli.

Hemen Internet Explorer 9'u yükleyip ayrıcalıklarını yaşamak için tıklayın!


Bir bumads advertorial içeriğidir.

4 Temmuz 2012 Çarşamba

Ay Ben Porno Seyretmem!

Siz hiç porno seyreder misiniz?

"Asla!" değil mi? Hiç kimseden "Evet ben seyrederim..." cevabını alamazsınız bu memlekette...

 Peki son seçimler arefesinde MHPli vekillerin gizli görüntüleri tıklanma rekoru kırdı mı? Kırdı.... Bu görüntülerin üstüne en çok atlayan kim oldu? Hayatında porno seyretmeyen, şimdilerde de porno sitelerinin çoğuna yasaklama getiren takke-türban koalisyonu, değil mi?

Yani meclisi kaba,  terbiye noksanı  adamlarla dolduran %50 sürüsü değil mi?

Kusura bakma sevgili milletim ama... İkiyüzlünün "dibisin"!

3 Temmuz 2012 Salı

Beyefendinin Köpekefendisi



Beyefendini köpeği eğitimliymiş.

Sorun onun köpeğinin diplomasında değildi aslında…. Yolun kenarındaki “Köpekle Girilmez” tabelasındaydı.

Köpekle, arabayla ve parayla “şehirli” olduğunu sananların bir kısmı başı açık bir kısmı kapalı dolaşıyor…. Değişen sadece ilkelliğimizin kıyafeti.

28 Haziran 2012 Perşembe

Suya İlgi


Yatağa yatarken sizi kaldırıp kaldırmayacağından endişe etmiyorsanız eğer…. Suya uzandığınızda da endişelenmeyin…

Su tarafsızdır ve varlığınızla barışıktır.

Sanırım suyun bu kadar sevilmesinin sebebi de budur.

Belki o da bizi sevmektedir?..

22 Haziran 2012 Cuma

Şükrü Kızılot'tan Madde Madde Türk Ticaret Kanunu



Bir bumads advertorial içeriğidir.

 Hürriyet yazarı Şükrü Kızılot Haziran ayı boyunca hergün "Madde Madde Yeni Türk Ticaret Kanunu" yazı dizisi ile herkesin merak ettiği soruları cevaplıyor...

-Hangi şirket tipi daha avantajlı?
-Şirkette para çekmede son durum ne?
-Herkes şirket yönetimine girebilir mi?
-Hapis cezaları ne oldu?

Hepsi ve daha fazlası Şükrü Kızılot’un kaleminden "Madde Madde Yeni Türk Ticaret Kanunu" yazı dizisinde.

Sizin de sorularınız varsa gönderin, Şükrü Kızılot cevaplasın Hürriyet'te ve hurriyet.com.tr'de yayımlayalım : hurriyet.com.tr/sorusor

23 Mayıs 2012 Çarşamba

Aradığınız Emlak Hurriyetemlak.com'da!

Emlağa dair her şeyi tek çatı altında buluşturan www.hurriyetemlak.com, çok seçenekli güncel ve detaylı ilanlarıyla, gelişmiş arama özellikleri ve kullanıcı dostu tasarımıyla, sektöre dair güncel haberleri ve istatistiki bilgileriyle, tam anlamıyla emlak sektörünün nabzını tutuyor.

Satılık ve kiralık daireler, ofisler, iş yerleri ve tüm konut projelerini bulabileceğiniz www.hurriyetemlak.com, sunduğu çok sayıda seçenekle size aradığınız emlağı mutlaka bulma olanağı sağlıyor.

İlanlarda okul, hastane, restoran, alışveriş merkezi gibi çevre bilgilerine ulaşabiliyorsunuz. Video desteğiyle gayrimenkulü içindeymişcesine izleyebiliyorsunuz. Baktığınız evin ya da iş yerinin net konumunu harita üzerinde görebiliyorsunuz.

Bu kadar kolaylık ve çok seçenek varken www.hurriyetemlak.com’da, aradığınız emlağı ya da emlağınızın talibini bulmanız an meselesi!

Bir bumads advertorial içeriğidir.

6 Mayıs 2012 Pazar

Parayla İman


Allah’a inanmak büyük iddia…

Galiba o kadar kolay söylenmemesi  gereken bir söz…  Çünkü onun var ve tek olduğunu söylemekle iş bitmiyor.

Başımıza  gelenlere, zayıflığımızdan isyan ederken onun varlığını düşünmeyip kendimizi ihmale dilmiş hissettiğimizde, aslında ona inanmış olmuyoruz.

Onun bizi  yarı yolda çaresiz bırakmayacağını düşünmediğimiz her an aslında inançsız davranıyoruz.
Elimizdeki servetlere güvendiğimiz  ve  kendimizi bununla güvende hissettiğimiz her an aslında  inançsız  davranıyoruz.

Kendi ailemize duyduğumuz güvenin,  ailemize duyduğumuz inançtan kaynaklandığını düşünmeden, Allah’ı aslında hiçbir işe karışmayan,  etkisiz ama bir şekilde kendisine saygı duyulması gereken öfkeli bir büyük insan gibi farz ediyoruz.

“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!” diyen Allah’ı kulak ardı edip din tacirleriyle dinimizi alıp satarak  mümin olmaktan bahsediyoruz. 

Cumadan çıkıp haram kazanan insanların kazançlarına özeniyoruz ve mümin olduğumuzu iddia ediyoruz.

Alış verişte yalan söyleyip kazıkladıklarımızdan gelenleri “bereket” sanıyoruz ve kendimize “mümin” diyoruz.

Pahalı  evlerde oturarak  pahalı giyinerek dinci ilkelliğimizi örteceğimizi düşünüyor, saygınlık için paraya sığınıyor sonra da müminliği kimseye bırakmıyoruz.
Sahi… Allah’a inanmak bu  kadar kolay mı? İpek türbanlı ve Armani ceketlilerin anlaması için bir daha sorayım: Allah’a inanmak bu kadar “ucuz” mu?

1 Mayıs 2012 Salı

Gün Batarken Günlüğüm


Güneş batarken neler hissediyoruz?

Pazarın bitişiyle yaşanan pazartesi gerginliğini mi?

 Elektriksiz geçmiş günlerin yoksunluğunu mu? Belki gerçek bir yoksunluk durumu yaşanmadan bazı şeyleri  anlamak mümkün olmuyor…

Şu sıralar Shantaram’ı okumaya devam ediyorum. Ne zamandır bir günlük yazmadım. Oysa öğlen öncesi bahçedeki yarım yamalak bir  kameriyenin altında oturup bir yandan oğluma göz kulak olup bir yandan Bombay’ın gecekondularını okumak bambaşka bir tecrübe olmuştu.

Elinizde çok fazla şey yoksa olanların her biri bambaşka bir değer kazanıyor.

İşte o zaman elinizdekini güzelleştirmek ve değerlendirmek gereği ortaya çıkıyor. Belki de yaratıcılığın kaynağı sadece budur?

Gene mi vaaz ediyorum? Gene mi tartışmalı hükümler veriyorum? Belki evet… Belki de hayır?

Sonuçta kendi günlüğümde kendi kendime sayıklıyorum. Sayıklıyorsam neden bunu herkesle paylaşıyorum? Belki kendini beğenmişlik, beğenilmek arzusu… Belki de kendimi anlama çabası?

Belki de kendimizi ancak  kendi ifadelerimizle  anlayabiliyoruzdur… Belki diğerlerinin yaptığı şey, kendi ifadelerimizi keşfetmemiz için bize yardımcı olmaktır.

Gün batarken belki de yapılacak en iyi şey, bir günlük yazmaktır…