6 Temmuz 2011 Çarşamba

Rota Ne La?


Sulu!
Buyur gaptan!
La oğlum geçen günkü  seyrü sefer  gayıtlarını ne ettin?
Sana verdim idi ya gaptan?
Ne vakit verdi idin?
Ya şeyin düğünden sonra verdiyim ya… neydi çocuğun adı ya? Richard’ın düğünden sonra.. hani gafaları fena çektiyidik, senin Helga Yenge “Oğlum bari bi işkembeciye neye gidin!” dediydi ya?
Eeee?
Esi ben arabanın torpido gözünden çıkarıp verdiyidim ya sana?
Sulu! Adamı ayar etme! Seyrü sefer defterinin torpido gözünde ne işi olur?
Sen şeye demişin ya  Spock’a… Hani “Defterleri torpido gözüne godum, gasaba gittikten sonra , oradan alın” deye…
Lan oğlum Allah seni ne yapmasın!
Ne yapmasın hocam? Neye gızıyon ki? Ne dediysen yaptık işte ya!
Peki sana bi şey soracam Sulu…
Buyur gaptan…
Şimdi bak… Ben sana rota çız deye  goordinatları verdim de mi?
Verdin, hesapladım…
Peki hafiz… Hiç sayfanın başında ne yazıyor baktın mı? Hani defterleri alır ıkan?
Yoook! Neye bakacağıdım da?
Sulu bak gözüm, iki gözüm, iki çeşmem…  O benim eniştenin veresiye defteriydi…
Eeee? Etme ya?
Valla  ben bi şey etmeyecem de sen  rotayı  adam gibi hesaplamazsan yarım saat sonra güneşin gobeğine iniş yapacaz hafiz! Haberin olsun diye söylüyom!
Anam!  Ne diyon hocam?! Ben de  “Glimalar mı bozuldu, niye bu köprü bu gadar sıcak?” diye düşünüp duruyom ya! Allah, Allah! Bismillah ya rabb’im!  Hemen değiştiriyom rotayı hemen gaptan! Hemen!
Allah razı olsun Sulucum, yani iyi fark ettin,  en nihayet, bu da bir  gelişme…



5 Temmuz 2011 Salı

Sizi ilgilendiren haberleri kaçırmayın !


Gündemde merakla takip ettiğiniz bir konuda gelişmeler oldu mu? Beklediğiniz film ne zaman gösterime girecek? En sevdiğiniz sanatçının yakında bir konseri var mı? Peki takip ettiğiniz ünlüler nerede, ne yapıyorlar? 


Böyle soruların cevabını merak ediyorsanız, hurriyet.com.tr'nin ücretsiz bir hizmeti olan Mind sizin için çok faydalı olabilir. Mind, önemsediğiniz konularla ilgili hiç bir haberi kaçırmamanızı sağlayacak. Merak ettiğiniz konularda yayınlanan haberler size e-posta aracılığıyla bildirilecek.

Peki Mind nasıl çalışıyor? Mind websitesine girerek (http://mind.hurriyet.com.tr) kaydolun ve takip etmek istediğiniz konuların listesini oluşturun. Örneğin: "Kraliyet Düğünü", "Wikileaks Skandalı", "Nuri Bilge Ceylan" ve "Tarkan". Artık bu konularla ilgili yayınlanan haberlerden, tercih ettiğiniz sıklıkta gönderilecek e-postalar sayesinde haberdar olacaksınız.

Eğer bir haber yayınlanır yayınlanmaz haberdar olmak isterseniz, Mind'ın masaüstü uygulamasını da yükleyebilirsiniz. Ayrıca dilediğiniz zaman Mind websitesinden, takip ettiğiniz konularla ilgili geçmişte yayınlanan haber başlıklarına ulaşabilir ve bunları haber arşivinize ekleyebilirsiniz. 

Mind, ilgilendiğiniz haberlere ulaşmanın en kolay yoludur. Siz de tıklayarak takip listenizi oluşturmaya başlayabilirsiniz...


Bir bumads advertorial içeriğidir.



Tayinimin Yoluna


-       
-          Spock!
-          Buyur gaptan!
-          Bilader, hani bizim oğlanın tayinini yaptıracaktın hele Kongiyensis sektörüne de? Ne oldu?
-            Gaptan o meseleyi, tiyesphihosis  ampiyolos yetkilisine  dedim…
-          Eeee?  Ne dedi?
-          “Bakalım, yeni yönetim bi şekillensin de hele..” dedi.
-          Lan yeni yönetimi bekleyecek zaman mı var? Adam Klingon sınırına yollanmış, teknik oğretmen, gencecik adam… Zaten Vongrud, Klingonluların  elinde diyorlar.. Yani fiilen…
-          Ben de oyle Didim gaptan… “Yiğenimdir, has bebedir… Ailesi cümleten seçimde sizin partiye oy verdi!” dedim..
-          Eee? O ne dedi de?
-          “Nereden bileyim bize verdiğini, bıyık bile bırakmıyor, ekâbir!” dedi!
-          Yuh! Öyle mi dedi la? İlçe başkanı olmak için Robert Abi’min gapısını az aşındırmadıydı ama kopek! Göstertirim ben ona!

Kordi ve Abodi II

 
Onların şehrini yıkacağız Kordi!
Nasıl yapacağız o işi Abodi?

Taşlarımızla Kordi!
Taş atarak şehri mi yıkacağız? Abodi?

Aynen kordi!
Neresine atacağız peki taşları?

Bak şu camı gördün mü kordi?
Evet Abodi, ne olmuş ona?

İşte  o camı kırınca şehirlerini de yıkacağız!
Kırmasak Abodi? Ben o dükkânı çok severim de…  Börekleri güzeldir… Tahir Amca da çok iyi insandır. Arada bana  börek ikram eder.

Böreğin zamanı mi Kordi?
Değil mi? Karnım acıktı benim… Hem Tahir Amca’ya bir selam vereyim iki dakka… Ne olsa tanıdık…

Bizi zaten tanıyacaklar Kordi! Bizi tanımazlıktan gelemezler Kordi!
Abodi… Tahir Amca beni zatn tanıyor. Hem bak şu yukarıdaki şey var ya…

Eeee?
İşte o, güvenlik kamerası. Taş maş derken bizi zaten tanıyacak adamlar, anladın mı?

4 Temmuz 2011 Pazartesi

Kordi ve Abodi I


Ya bizi görürlerse Abodi?
Görmezler  Kordi.

Ama ya görürlerse?
Hayır… Onlar bizi görmezler… Görmezden geldikleri için göremezler.

Belki bu  iyi bir şeydir Abodi?
Bizi görmezden gelemezler! Yok sayamazlar, duydun mu beni?

Ben gene de emin değilim Abodi…
Bir gün sineklerimizin tanrılarına boyun eğecekler Kordi!

Yukarıdaki mavi ışığı görüyor musun Abodi?
N’olmuş ona?

O bir sinek avcısı, biliyor musun?

Jason Bourne Üçlemesi Muhteşem Müziği

Sevdiğim bir filmin sevdiğim  müziği. "Lift me up"ın  yaratıcısı Moby'den...

3 Temmuz 2011 Pazar

Padi Khastana Kurssfruttturani Belgeseli

Balgam balgam üstüne, sokaklar  tükürük tarlası… Herif öyle konuşuyor ki zaten  tükürüyor mu,   tükürmüyor mu anlamam imkânsız.

 Köpeklere ruhsat alınıyor mu bilader?
Köpeğin ruhsatı olur mu abi?
Olmaz mı?
Olmaz herhalde ya? Bak işaret parmağımla orta parmağımın arasına…  Aaaaah! Isırdı ya bu?!
Ondan diyorum işte bilader! Bunun dişleri kesici alet!
E şimdi bak benim elimde de bu var…
O ne?
Sopa!
Eeee?
Bak böyle, böyle kafasına vurdun muydu… Bak nasıl çıktı evden gördün mü?
Ya ben o kadar dedim, “Seninle sinemaya gideriz, tepemde oturursun, hatta ben havlamayı öğrenirim seni için...” diye?

Hani “ Şimdi gırtlağı yırtılır..” diyorsun, yırtılmıyor da… “E” derken çenesi bir açılıyor, çıkacak sanıyorsun.

Makarna, bulgur, manyetimiz boldur… Saldır saldır böreklere,  ayranını  doldur. Yeşillenmiş defterini cebime de daldır. Yiyip içip zıkkımlanıp… Parmağını kaldır… Kaleideskooooop, kaleideskop! Kop kop! Kop kop!  Alemlere kop, kop!  Ohobadiii ohobadiii!  Yedik içtik, oturduk, biz bu işe osurduk…

Dilin patinaj yaptı bobi! Hoop! Kime diyorum? Kayış mı sıyırıyor, motor mu su kaynattı? Ya dayak yemedin anandan, ya haberin yok babandan? He mi?Chemical, xemical,  kemikal… Xe mi?


2 Temmuz 2011 Cumartesi

Kung Fu Panda 2

Çocuklarla geçen hafta gittik… İyi ki de gittik. Devam filmlerinde genellikle  sıkıntı yaşanır, istisnaları, Rambo , Zor Ölüm 2  gibi kült filmlerdir.

Kung Fu Panda 2 de başarılı devam filmlerinden biri.öyküsü ilk filmin öyküsü gibi ilginç.

Mekân tasarımları daha gösterişli ve göz alıcı.karakter çeşitliği daha fazla.

Karakterler arasındaki pısikolojik ilişkiler üzerinde daha fazla durulmuş. Böylece,karakterler daha gerçekçi ve insanî kılınmış.

Seslendirme çok başarılı.

Müzikler çok iyi.

Kung Fu Panda 2, sadece çocuklara değil büyüklere de hitap eden nefis bir seyirlik…

Not: Bu eleştiriyi benim için daktilo eden kızım İlbige  ÇELİK’e teşekkür ederim.

Şeytanın Labirenti

Satsın istiyorsan  şeytanı  kendine ortak et. Bir de şifre bulsan, fena olmaz.

Davinci Şifresi’nin edebiyat dünyasına hediyesi belki de bu iki cümleyle özetlenebilir. Şüphesiz Davinci Şifresi bir  exorcist  metni değildi ama Katolik ilâhiyatının  ticarî kullanımının önünü çok hızlı açmıştı, diyebiliriz.

Şeytanın  Labirenti de bu açıdan, yoğun ikonografik öğeler içeren Katolik Hıristiyanlığın  tarihinin bir ucundan yapışıp yazarın  bilgisinin ve yeteneğinin el verdiğince kurguladığı entrikalara yedirilmiş ortalama bir çok satan.
 Kitabın  New York Times   çok satan listesinde yer almış olması okuyucuyu kandırmamalı. Çünkü çok satanların, Stephen KİNG, Dean R.KOONTZ,  Jean Christophe GRANGÉ,  Glen MEADE gibi ustalarının yanında John SAUL cidden çok sönük kalıyor.

Bunun en büyük sebebi,  öykünün kurmacasının  zayıf olması. Kurmaca, öykünün üzerine inşa edildiği  genel entrikal  yapının malzemesidir.  Ne gibi bir olay hayal ettiğiniz kurmacadır. Bir şeytan çıkarma ayini hayal ediyorsanız bu bir tür şeytan çıkarma sote yamak istemek gibidir.  Sote yapmakla kızartma yapmanın malzemeleri farklıdır.

Kurgudan fakı şudur ki kurgu, var olan parçaların eklemlendirilme, iskeletlendirilme şeklidir. Yani montajdır. Kurmaca ise  kurguyu meydana getiren parçaları yaratmak veya ortaya çıkarmak veya  var olanlar arasından seçmek işidir.

Kurguda, hayal ettiğiniz konu ile ilgili  seçtiğiniz kurmaca öğelerini en iyi, en çarpıcı şekilde bir araya getiremeye uğraşırsınız. Aynı malzemeyle aynı yemeği yapanların farklı lezzetlere ulaşmalarının sırrı budur.

İşte bu açıdan Şeytan labirenti öncelikle seçtiği zayıf kurmaca malzemesi ile zayıf düşüyor.

Bu temel zaafiyetine rağmen Şeytanın Labirenti, hâlâ hayal gücü sinemasından zevk alanlar için  iyi bir eğlencelik sayılabilir. Tatilde  “tatil kitabını” yanından ayırmayan çalışkan okurlar için ölü zamanlarını değerlendirmek için birebir.

1 Temmuz 2011 Cuma

Uzay Ekleri

Salaklığın mor halkası… Sandım ki şeker dubası…

Millet denize atlayıp atlayıp ona  ulaşmaya çalışıyor. “Abe kuzum sen yüzme bile bilmezsin!” diye bağırsan nafile…

O millet o suya atlayacak, şeker dubasına varmak için boğulacak! Ciddi ciddi durmak, durup da bakmak falan harbiden salaklık muamması.  Neremizden çekip de uzatsak, nasıl bağırsak da bağırsak kurdundan azıcık ayrılsak, şöyle delikanlı bir  “halkman” olsak?

Man ağır vasıta markası ama olsun. Zaten  kahir ekseriyetin   beyin motoru ağır vasıta çekişinde, yani mahzuru yok. Mahzuru olursa  Mahsun’u buluruz o, tek tek, du yek  alemin krallarını Camelot’a davet eder, “Bir  dakka hemşerim! Bi  su dökeyim, gelip kafanızı kırıcam!” der, bol ayınlı, kaflı Arabik velveleler ve helheleler içinde şbolekleriz. Hatta artık "mahzun" diye bir kelime kalmadığından olmazsa  uyandığımızda güneşi bulur,  sağ köşenin takkeli baba  civarından döner, bir de Manhattan’a beş minare kondururuz.

“Şboleklemek” aslında bir tür pastacılık terimi.Eklerlerin son çikolata ( artık ne kadar çikolataysa?) tabakasının döküldüğü an anlamına geliyor, yersen…

Sesi balgamlı,  bakışı şalgamlı, soğan  leşi kokulu  kara delikanlıların devri alem ettikleri canım  memleketim! Mektubuma  başlarken  hususan selam  eder…