2 Aralık 2013 Pazartesi

Kimin Zamanı?

“Zamanı Tanrı yaşar…”

Bir yerlerden bir anlam bulacaktım illâki ben bu işe… Gece yarısı uykusuzluklarım başıma vurmuş, galiba sinsi sinsi bir yerlerde bekleyen dep
resyonum elimi ayağıma dolaştırırken… Mutfakta tıkınmamak için kendimi zor tutarken geldi cevap aklıma.

Ve “Katile Ağıt” filminin en sonunda dinlediğim o muhteşem balat, uzun çayırlı İskoç yaylalarından bir türkü gibi gelip de içli içli beni yere vurduğunda… İçli içli insan nasıl yere vurulur? Çünkü ışık olur bazen ses. Bir yerde bir soluk gün ışığı gibi tepenizden dökülür. İşte böyle bir şeyle aklımı aydınlattı “Winter Dies”

Zaman ve  entelektüel… 

Bir İspanyol filminde bir çocuğa sarılan kadın polisin elleri ne güzeldi. Ve o kadının ellerindeki güzellikte sonsuz bir hayranlığı bulmak… Ve bunu söylemek ama ne zaman? Kime söylemek? Bunu öylece söyleyemezsiniz. Ya deli derler ya sapık ya da başka bir şey. Kim  der? Asıl soru “Ne zamandır?”

Entelektüel ki  düşünmektir bütün işi… O ki hep bir yerden bir yere varmaya çalışır ve seyahattir, aslında bütün hayatı. Ve işte bu yüzden kimselerin henüz görmediği yerleri fark eder, yaşar, tırmanır… Bu yüzden o bir yerden bahsettiğinde, orası çoğumuz için ancak henüz varılmamış bir fikirdir.


Çoğumuz hayatı düşünmeden geçiştirilen bir şey sanırız ve belki ancak entellektüeller yaşar düşünerek hayatı. Ve anlarlar belki de gerçekten Tanrı’nın ne yaptığını…


Hiç yorum yok: