18 Aralık 2011 Pazar

İşi İş Yapan Onu Sevmektir

Elbette sadece ve yalnızca kendime öğüt için söylediklerim. Her gün aynı şeyleri söylesem de söylemem gerektiği için…

Aslında Cem Yılmaz en iyi örnek ama gene de bizim milletin anlaması zor. Hayır millet anlamasa ne olur?
Millet anlamayınca , anlamaya çalışmayınca, toplu bir anlayışsızlık ve karamsarlık peydah oluyor. Bu, kendisine zincirlendiğimiz ve hiç kurtulamadığımız kara bir bulut gibi.

İşte kahramanları, kahraman yapan şey de bu… Kendilerini, toplu histerilerin ve karamsarlıkların zincirinden kurtarmaya çalışıyorlar.

Toplu histeriler, karamsarlıklar, umutsuzluklar zamanla toplumun geleneği, daha ziya de göreneği haline geliyor. Kökeni bilinmeyen ama kendilerine uyulan “kara kurallar” oluyorlar.

Fakirlikten korkmak, ekmeği daima bir başka insanın ihsanı ve sadaksı saymak ve bunu garantiye almak için sürekli en kolayını yapmaya çalışmak toplumun yerleşik davranış kalıpları haline geliyor.
Kurumsal iktisatçıların uğraştıkları kurumlar sanırım böyle meydana geliyor.

Eğer iktisat malların mübadelesiyle ilgileniyorsa, “Kör satıcının kör alıcısı” mutlaka bulunacaktır. Bu durumda bir şeyler üreten kişinin işsiz kalması, fakirlik çekmesi söz konusu olmayacaktır. Buna mukabil bazı işlerin miyadı dolar, yerlerine yenileri icat olunur.  Ama bu süreç hiç durmaz.

O halde yapmamız gereken, “ekmeği garanti edecek” bir iş aramayı bırakıp artık bir iş yapmaya başlamaktır. Çünkü her devirde geçerli olan ancak birkaç meslek vardır ve herkesin o meslekleri icrası da mümkün değildir.
 “İşini sevmek” denen şeyi,  yapmaya mecbur edildiğimiz işe zorakî bir aşk geliştirmek midir? Yoksa sevdiğimiz şeyi, iş haline getirmek midir? Severek ürettiklerimizi başkalarının beğenisine sunmaktır aslında “işini sevmek”…

Bu neden önemli?

Eğer herkes garanti  ekmek ve hatta refah kaynağı bir iş aramakla uğraşırsa, o zaman orada yeni işler ve mallar,ürünler üretilemez, yaratıcılık ölür. O zaman o memlekette taklitçilik ve bedavacılık, yerleşik davranışlar haline gelmeye başlar ve bunlar yüceltilerek norm ev değer halini alır.

Kahramanlar işte bu tip kara zincirleri kıran, toplumun kara algılarına karşı yaşama sevincini ve yaratıcılığı  savunan insanlardır.İşimi seviyorum. Sevdiğim işe değer veriyorum. İşimi ciddiye alıyorum.

Refahı, ümidi ve neşeyi seçiyorum.
Refahı, ümidi ve neşeyi seçiyorum.
Refahı, ümidi ve neşeyi seçiyorum.
Refahı, ümidi  ve neşeyi seçiyorum.
Refahı, ümidi ve neşeyi seçiyorum.



Hiç yorum yok: