15 Nisan 2014 Salı

Sıfır Maliyetli Ağabeyliğin Ocağı Götürdüğü Nokta


Türk Ocakları Genel Kurulu yaklaşırken  yönetime  aday olan  Mustafa KAFALI hocamız ve destekçileri, galiba alaya alınır olmuş.  Muhtemel ve muhtelif hakaretlerin bir önemi yok.

Ama   mevcut yönetimin, siyasal İslâmcılıktan devraldığı bir “hikmet-i hükümet”  anlayışı var ki işte o kayda ve tahlile değer bir garabet!

Ocak’ta bir “ağabeylik” kurumu vardır. Kişiliklerinin, birikimlerinin bizden daha olgun ve büyük olduğunu düşündüğümüz insanların her hareketinde bir hikmet olduğunu düşünürüz. Onlar bizim henüz geçmediğimiz yolları geçip ulaşamadığımız hedeflere ulaşmış insanlardır çünkü… Meselâ Mustafa KAFALI hocamız, bizim ağabey dediğimiz insanların ağabeyi olmuş, büyük bir ocaklıdır.

Yirmi yıldır ocağa hakim olan genel zihniyet, ocağı bir tür siyasi merkez gibi düşünmekten ibaret. Bu aslında garipsenecek bir şey de değil.  Yirmi yıldan bu yana ocak yönetiminde  ağabeylik kurumunun üstüne hoyratça basıp yükselen bir takım insanların ocağı  nereye götürdüğünü görüyoruz.  Bugün ocakta “ağabey” sayılmak için çok da birikimli falan olmanız gerekmiyor.

Türk Ocakları herhangi bir dinci merkez sağ siyasi partisi gibi demeçler veriyor, politika üretiyor, politikada taraf oluyor, hükümetlerle doğrudan ilişkiler kuruyor vs vs vs…

Meselâ Kürt ayrılıkçılığıyla ilgili olarak ocağın “rezalet”(skandal) sayılabilecek bir takım açıklamalarının ve hükümet yanlısı tutumunun altında  yatan sebeplerden biri de sanırım bu “ sıfır maliyetli ağabeylik” kurumu…

Yönetimdeki insanların liyakatleriyle tek tek uğraşmak, onların, “rakipleri” hakkındaki ilkesiz  ve oldukça saygısız tutumlarına rağmen bizim işimiz değil. Kaldı ki içlerinde muhakkak belli bir liyakate ulaşmış olanları da vardır.

Amma en nihayetinde, ocağın, etnik Kürt ırkçılığı ve terörü, şeriatçılık fitnesi ve belası karşısında  getirildiği nokta, hiç de iç açıcı değil. Dolayısıyla kişilerin tek tek iyilikleri, yetkinlikleri ne olursa olsun; artık ocak yönetimindeki “ağabeylerin”, genel anlamda herhangi bir hikmetinden, basiretinden veya ferasetinden bahsetmemiz mümkün değil. Bu aynı zamanda, felsefesiz, kitapsız, ilkesiz bir vatanseverliğin hiç kimsenin işine yaramadığını   ispatlıyor. 

Şimdiye kadar herkese,  hiç kimsenin sahip olmadığı hakikatlere, sırlara ve hikmetlere sahip oldukları izlenimini vererek; yaptıklarını haklı çıkarmaya çalışan "sıfır maliyetli ağabeyler", Türk Ocakları’nın itibarının korkunç derecede zedelenmesine sebep oldular.

İşte tam da bu sebepten, ocakta başkanlığı ,ağabeyliğin, yaş geçirmekten ziyade, o yaşların nasıl geçirilmesi gerektiğini gösteren bir ağabey olarak Mustafa KAFALI hocamızın, devralmaları gerekiyor.

Ne mutlu Türküm diyene!
TANRI TÜRK’Ü KORUSUN!


2 yorum:

selcen dedi ki...

Kişiliği gelişmemiş olanlar kaç yaşında olurlarsa olsunlar,mutlaka kendilerine uygun bir ağabey bulurlar.

Afşar Çelik dedi ki...

Enfes tespit! Ne zamandır yoktunuz?

Her zaman bekleriz.

Saygılar.