12 Mart 2009 Perşembe

İnsan Neler İster?

Bir ilimizin mevcut belediye başkanı aynı zamanda eski bri rektör.

Mevcut meclisimizde akademisyen kökenli pek çok vekil var, hatta birkısmı bakan.

Akademisyen olmak yeterince zor. Bilimsel çalışmanın zorluğu bir yana, askerlikten bile sıkı hiyerarşisine sabretmek başlı başına zor bir iş...

Bunu başarıp da doçent veya profesör olan bir insan daha başka nasıl bir manevi tatmine ihtiyaç duyar? Anlayamıyorum.

Veya gazetelerde köşe yazısı yazan akademisyenlere bakıyorum, " Önümüzdeki seçimlerde ne olur?" gibi loto- tototahminini andıran veya kahve muhabbetine benzeyen siyasî yorumlar yazıyorlar.

İçlerindeki hep siyaset kürsüsünden halka seslenmek, meşhur olmak idiyse neden bunca yıl kapalı bir çevrede dirsek çürütmüşlerdir? Kahvehane muhabbeti tarzı şeyler üretmek için akademisyen olmaya gerek yoktur.

Belki de akademisyenliği diğer her şeyi kolaylıkla elde edebilecek bir anahtar olarak görüyorlardır?

Velhasıl-ı kelâm: Geyik muhabbeti okumak istersem Engin Ardıç fazlasıyla kâfî üstelik onda tarihî bilgilerde var, genel kültür parçaları da...

Hiç yorum yok: